Kayıtlar

Mart, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Kırk uyurlar  Kırk'mıydılar kırık mıydı  Hatırlamıyorum ama bildiğim uyur gibi ölü numarası yapıyorlardı. Göz kapakları yarı açık Ama hepsi sanki âmâ'ydı. Ölü'müydüler yoksa geleceğe yollanan gerçek efsanelerin dölü müydüler.  Ulu Dağ'ın doğusunda gömülüydüler.  Uykuları diri kentin sokaklarından evlere her gece sızıyordu.  Sisli, puslu, alçaktan eşiklerden geçerek yokluk tevazusuyla insan şekilli buz kalıplarını ısıtıyordu.  Kaç Bin yıl oldu, yada kaç Bin saniye bilmem, ama bir Bin vardı Mübin'in anlamını bilen.  Nanometre'nin ölçüye sığdıramadığı bir yerden An'laşma vadisinde sıra bekliyorlardı.  Kırık, dökük, silik, bitik, görünüyorlardı. Kırk mıydılar kırık mıydılar? Yoksa Kaf Dağı'nın ırkı mıydılar.  Çok depremler, sarsıntılar, çöküntüler oldu, ama onlar mışıl mışıl uyuyorlardı.  Herkes ordaydı, ben, ölmüş dedem onun büyük dedesi Adem, birlikte yola koyulduğumuz milyonlarca ikiz kardeşlerim, sonra doğmamış torunlarım, Kabil ve Habil...